Sosyal Medya ve Kültür

sosyal kültür

Günümüz kültür mirasları listesine eklenecek en önemli ögelerden birisi de muhakkak ki sosyal ağlar ve hitap ettiği kitlelerdir. Özgün bir takım sanal oluşumlar kendi içlerinde gerekli dönüşümü gerçekleştirmekle kalmamış aynı zamanda global ekole ayak uydurmuştur. Bunun sonucu olarak da insanların kullandıkları araç, eğlence ve iş sektörleri gibi farklı alanlar da yaygınlaşmıştır.

Bahsettiğimiz bu alan oldukça geniş, sonu olmayan bir doğru gibi gözükmektedir ve ayrılan kollarından biri de güncel kültür listesinin içine girmektedir. Postmodern anlayışın 20. yüzyıl ile birlikte istenilen hale gelmesiyle, sosyal medyanın da ekonomi, siyasi, toplumsal ve kültürel ortamlarda etkilerinin oluştuğunu görmekteyiz. Asıl konumuz olan ‘kültür ögesi olarak sosyal medya’nın işlevsellik kazanması, 21. yüzyıl postmodern anlayışının bir neticesidir diyebiliriz. Kültür ögelerinin oluşmasında etkili olan insan faktörü, sanal dünya dediğimiz iletişim ve etkileşim kitlesinin oluşumunda da bir devrim yapmıştır. Geçmiş kültür ögelerine baktığımızda bambaşka bir boyutta olan günümüz kültür ögelerinin oluşumunu her birey kendi etkinliği ve sosyal medya işbirliği ile gerçekleştirmektedir.

Sosyal medyanın birey veya şahıs etkisinin bir akım ve özgürlük teması altında gelişmesinde, dayanak olup önemli bir etken olan teknoloji, günümüz insan davranış ve betimlemelerini en iyi yansıtan araç olmuştur. Bu gelişmenin getirdiği kültürel sonuçlar önümüzdeki yüzyıllarda önemi kavranması gereken bir alan olacaktır. İnsanların sürekli etkileşim içinde ve organize oldukları sosyal ağlar, kültürel etkileri bakımından önümüzdeki birkaç yıldan sonra muhtemel olarak en üst seviyelere ulaşacaktır. Bunun sebebini de gelişen ve sürekli kendini yenileyen bir değişim içinde olan teknoloji ile bağdaştırabiliriz.

Belirli bir çeşit yaşam tarzlarının, yemek, dans, müzik, spor vb. farklılıklarla ayakta tutulan gelenek ve görenekler kültür konusunun önemli bir sekmesidir. Kültürün gelişmesi doğal olarak dil ile özdezleşmiştir. Bu sayede yayılan ve gelişen kültür, özgür fikir akımları sayesinde daha geniç açılardan ele alınabilmiş, gerek savaşlar gerek de ticaret ile birlikte farklı coğrafyalarda birden fazla kültür etkin olabilmiştir. İşte tarihi açıdan bu konuya bu şekilde açıklık getirdiğimizde günümüzde savaş ve ticaretin, sosyal medyanın kültürün oluşması, değişmesi, gelişmesi ve yayılmasına olan etkisi kadar önemli olduğunu söylemek sanırım yanlış olur. İletişim çağının bu denli zirvede oluşu ve halâ de ilerlemeye devam etmesi kültürel etkenlerin sürekli olarak yaygınlık kazanmasına ve farklı kültürlerle etkileşim içinde olmasına sebep olmaktadır. Sanal alemin herşeyinin  kayıt altında tutulması önümüzdeki yüzyıllardaki yaşayan nesillerin en önemli avantajı olacaktır. Çünkü kendini yenileyen bu tekno-dinamik gelişmelerin sürekliliği onlara gerekli aktarımı sağlayacaktır. İşte bu nedenle bu değişimin içinde de kültürün değişmemesi elde değildir. Geçirdiğimiz son 10 yıla şöyle bir baktığımızda, insanın aklına gelebilecek en sıradan soru, “bizim zamanımızda nasıldı, şimdi nasıl?” olacaktır.

Senkritizm akımının yarattığı, farklı düşüncelerin kaynaştırılmaya çalışılması kültürel bir değer taşımaktadır. Bu senkritist yaklaşım kültür alanında kendini göstermiş, farklı kültürlerin kaynaşmasına sebep olmuştur. İletişim ağının soyal medya sayesinde bu kadar geniş kitlelere hitap etmesi, küçülen dünya algısının da senkritist bir yapıya bürünmesine sebep olmuştur. Çok basit bir örnek ile yabancı ülkelerde kutlanan resmi ve dini bayramların ülkemizde de etkin oluşunu ve özellikle sosyal medyada sesini duyurmasını bu şekilde açıklayabiliriz.

Sosyal medya ve kültür ilişkisinin bir de tartışmaya açık olduğu şu konu vardır. Bu kültürün tanımlanmasında eski açıklamaların yerine sosyal medyanın kullanılmasının doğru olup olmaması. Mesela bayram günlerinin bundan 20 yıl önceki kutlanma şekliyle günümüzde sosyal ağlar sayesinde kutlanıyor olması her bireye göre farklı olumlu ya da olumsuz anlamlar taşımaktadır. Bu ardından sosyal ağların ve sosyal medyanın ne kadar gerekli olduğu sorusunu da akla getirmektedir. Bir başka görüşe göre de haberleşme açısından sosyal medyanın insan hayatından soyutlanamaz oluşudur. Kısa zamanda çok fazla kitleye yayılan bilgi ve birikim bütününü oluşturan sosyal medyanın tartışılacak çok fazla manevi yönü de bulunmaktadır. Birey ve insan özgürlüğü çerçevesinde bunu tartışmak etiksel değerlere uymasa da, her bireyin bu konudaki görüşü de yadsınamaz niteliktedir.

Sonuç olarak hayatımızın bir parçası olan sanal dünyanın etkileşim içinde olduğu önemli bir öge olan kültür kavramı, yıllar geçtikçe daha farklı tanımlamalar içine girecektir. Şüphesiz ki bu teknolojinin ve düşünce sisteminin değişimiyle paralel hareket eden bir süreç olacaktır.

Şuayip MERT

Sosyal Medya ve Kültür
0 votes, 0.00 avg. rating (0% score)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>