Engelli İstihdam Zirvesi

engelli istihdam zirvesi

İnsanların yaşamlarındaki olumlu ya da olumsuz şeyleri daha da iyi fark edebilmesi için çok daha iyi bir gözlemci olması ve aynı zamanda da çok farklı ortamlarda bulunması gerekir. Ben de buna inanan birisi olarak biraz da nasıl daha faydalı olabilirim, nasıl bir farkındalık yaratabilirim yaşadığım toplumda diye geçen hafta İstanbul’da gerçekleştirilen Engelli İstihdam Zirvesi’ne katıldım. Bu zirveye katılmaya hak kazandım demek daha doğru olur aslında. Türkiye’nin farklı yerlerinden, aynı amaç için seçilmiş 60 kişiydik zirvede.

Engelli İstihdam Zirvesi, Genç Demokratlar Derneği’nin oluşturduğu bir projeydi. Etkinliğin içeriğine gelecek olursak engellilerin ülkemizdeki yetersiz istihdamından tutun da, Amerika ya da Avrupa’da bu konuda neler yapılıyor, onlar bu konuda ne kadar yeterli, oralardaki istihdam koşulları neler, biz Amerika ve Avrupa’yı hangi açıdan örnek almalı ve o konuda nasıl somut çalışmalar yapabiliriz, ülkemizdeki engelilerin hakları neler, engellilerin ne kadarı eğitimli, ne kadarı haklarından haberdar ve ülkemizde engelli istihdam oranları neden bu kadar düşük, neler yapılmalı bu konuda bunları öğrenmekle başladık. Sonrasında çalışarak ve üreterek yoğun dört gün geçirdik. Bunları gökten inme bilgilerle değil, tabii ki panellerin her birinde bize ayrı ayrı sunumlar yapan, engelli bireylerle ilgili onların istihdamı ya da yaşam koşullarını Türkiye’de hak ettikleri seviyeye getirmek için ciddi çalışmalar yapan ya da yapılmasına özen gösteren bir çok yetkilinin ağzından dinleyerek öğrendik. Sadece panellerden ibaret değildi zirvemiz. Öğrendiklerimizi daha aktif bir şekilde gerçek hayatta uygulayabilmemiz için bol bol atölye çalışmaları da yaptık. Türkiye’nin durumu, kamunun, özel sektörün ya da sivil toplum kuruluşlarının bu konuda yetersizlikleriyle ilgili somut olarak biz neler yapabiliriz, neler sunabiliriz, bunu iyileştirebilmek için ihtiyacımız olan fikirler nelerdir dediğimiz yerlerde işlerin biraz da bize düştüğünü gördük. Aslında olabilecek ama olması için uğraşılmayan detaylara yoğunlaştık. İstihdam söz konusu olunca İşkur ve özel sektörde yapılabilecekler neler, zirve sonunda sunulacak olan deklarasyonda bunlarla ilgili hangi eksiklere değinilmeli ve bu sorunlar sadece böyle kalmamalı diye de nasıl yaygınlaştırma çalışmalarına girmeliyiz, nerelere dağıtılmalı diye atölye çalışmalarımızda gruplara ayrılarak devam ettik. Yaygınlaştırma çalışmalarında Türkiye’nin farklı yerlerinden gelmemiz en büyük avantajdı bizim için.

engelli istihdam zirvesi

Dört günlük süreç boyunca öğrendiklerimiz ve ülkemizdeki engelli istihdamıyla ilgili eksiklikleri düşünce süzgeçlerimizden geçirerek toplu bir şekilde deklerasyonumuzu hazırladık. Son günümüzde de bir kaç milletvekili, belediye başkanı, sivil toplum kuruluşu yetkililerinin de olduğu bir oturumda deklarasyonumuzu yayınladık ve hep beraber nerelere ulaştırılması gerekiyorsa ulaştırma gayretine girdik. Henüz hazırlanma aşamasında olan bir de sonuç kitapçığımız bulunmakta. Türkiye’de ilk defa yapılan böyle bir çalışmada elimizden geldiğince aktif olmaya çalışmak en büyük gayemizdi. Bu yazıyı yazmamdaki asıl amaç da belki birileri de buradan bir farkındalık sağlar ve kendi çevresinde bir şeyler yapmak ister. Belki yetemediği yerde bizlerden birine ulaşarak bunu gerçekleştirirdi. Önemli olan ülkemizde bir farkındalık yaratmak, farkındalık ve engellilerin haklarını bilmesi için destek olmak yapmamız gereken en önemli şey. Mavi kapak kampanyasını düşünün, kim ne derse desin ciddi bir farkındalık eylemiydi. Güzel bir gelişme olmuş ve artık mavi kapak kampanyalarına gerek yokmuş. Reçeteye yazılıyor tekerlekli sandalyeler. Sivil toplum kuruluşları farklı bir büyük kampanyayla yine karşımıza çıkar yakında kim bilir. Panellerden aklımda kalan engellilerle ilgili öğrendiğimiz şeyler de var yazmak istediğim, sizler de öğrenin, belki faydanız olmasını istersiniz bu yönde diye. Unutmamak gerek ki haklarımızı ne kadar çok bilirsek, kendimizi de o kadar savunabiliriz.

Her iş yerinde belirli bir oranda engelli çalıştırma zorunluğu var. Amerika’da 15 kişide bir olan bu oran ülkemizde ve Avrupa’da 50 kişide bir ve ceza uygulaması var. 50 kişi çalıştıran bir iş yeri sahibi engelli birey çalıştırmak zorunda, yoksa ceza öder. İnsanlar ceza ödemeyi engelli çalıştırmaya tercih ediyor, ya da çalışmasın ceza da ödemeyeyim ama maaşını vereyim evinde dursun mantığı en yaygın düşünce ülkemizde, bunun bir istihdam olmadığını kabul etmeliyiz öncelikle. İş yeri sahipleri engelli çalıştırmaya yük olarak bakıyor ve ona göre iş yerini düzenlemek onun için problem oluyor.

Avrupa’da engelli çalıştırmak zorunlu ve iş yerini engellilere göre düzenlemeyi de devlet kendi bütçesinden karşılıyor. Bizim ülkemizde engelli çalıştırmanın vergi indirimleri ve SGK ödemeleri gibi avantajları da var iş yerlerine. Belki engellilerin çalışacağı ortamı sağlamayı devlet teklif etse ve bu düzenleme Türkiye’deki işyerlerine de gelse, iş yeri sahipleri daha fazla engelli insan çalıştırmaya olumlu bakabilir. Kim bilir…

İstanbul’daki belediyeler bu konuda biraz daha bilinçli; yetersiz ama en azından birşeyler yapıyorlar. Mesela engelliler için ulaşım rahatlığı olsun diye engellileri gitmeleri gereken yere götüren araçları ve görevlileri var. Yürüme engeli olan ağır hastalar için kullanıyorlar genelde bu hizmeti. Çünkü talebi sağlayacak kadar araç yok ellerinde. İstanbul metroları da engelliler için uygun, herşey düşünülmüş ancak üst geçitler için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin engelli istihdamıyla ilgili ciddi çalışmaları var ve bu konuda raporlar sunmuşlar diğer üniversitelere ve belediyelere. Bizler birer tane aldık, şehrimizdeki belediye ya da okullar için de örnek teşkil etmesi için. Böyle bir çalışmaya girmek isterseniz siz de üniversiteniz ile temasa geçebilirsiniz, raporları alıp bulunduğunuz okul ya da belediyelere sunabilirsiniz.

Avrupa’da sadece engellilerin çalıştığı tarım yerleri var. Engel türüne ve bedensel becerilerine göre görevlendirilmişler. Ciddi bir istihdam sağlanmış durumda. Aynı sistem çamaşırhanelerde de sağlanmış durumda ve buralarda engellilerin çalışma oranları oldukça yüksek.

Ülkemizde iş yerleri engelli çalıştırmalarına yönelik bir kotaya sahip ve kotayı dolduramazsa ceza alıyor, ancak kamu daireleri için aynı ceza sistemi yok. Kamu daireleri yeterli engelli çalışana sahip olmazsa herhangi bir cezaya tabi tutulmuyor. Bununla ilgili çalışmalar var ama henüz tam olarak işlevsel hale gelmemiş diye biliyorum, umarım bu problemi de çözeriz.

İstanbul’da kimsesiz engelli bireyler için Sevgi Evleri var. Ciddi çalışmalar yapıyor onlar da. Orada kalan insanların eğitimleri, bakımları gibi her durumla birebir ilgileniyorlar.

Engelliler için iş imkanları sunan, ciddi çalışmalar yapan bir veri tabanı bulunmakta. Engellilerin insan kaynakları ve kariyer portalı engelsizkariyer.com Mehmet bey ve çalışma arkadaşları tarafından hazırlanmış. Buraya kayıt olmaları yeterli iş arayanların, gereken durumlarda kişisel gelişimle ilgili, mülakatlarda yapılması gerekenlere kadar herşeyi öğretiyorlar. İş başvurusunu donanımlı bir şekilde yapmalarını sağlıyorlar. Ön plana kişinin engelini değil de becerilerini çıkaracak şekilde CV hazırlıyorlar.

Mehmet Kızıltaş’ın “Engellilerle 360° İletişim” adlı bir kitabı var. Birçok kitapçıda bulabilirsiniz, okuduğunuzda engellilerin iş hayatında yaşadığı zorlukları daha iyi anlamanıza yardımcı olacak bir kitap, zirvedeki 25 şanslı kişi olarak Mehmet Bey tarafından imzalı kitaplar bizlere hediye edildi, şiddetle tavsiye ederim. Kitabı okuyup beğenmeyenler için de iade garantisi verilmiş yayınevi tarafından, dipnot olarak biliniz bunu da.

engelli problemleri

Yaşadığımız yerdeki mühendislik harikalarıyla ilgili sizlerin de yapabileceğiniz şeyler var. Engellilere yarar sağlamak değil de, yapılmak için yapılmış şeyler diyoruz biz bunlara. Mesela sarı çizgi ortasındaki ağaçlar, eğimleri fazla ya da yetersiz rampalar, engellilerin çıkışını engelleyen arabalar… Arabaları plakaları da görülebilecek şekilde fotoğraflayıp belediye ya da trafik polislerine şikayet etmekten geri kalmayın. Mühendislik harikalarını da (!) fotoğraflayıp belediyelere iletin. Aman ne olur demekten öteye geçin, siz yapın ki başkası da yapsın. Düzeltilsin hatalar, düşünce engelliler de cezalarını çeksin.

Asıl öğrendiğimiz ve her gün de karşılaştığımız bir durum var ki bütün herşeyin özeti bu aslında. Yıl olmuş 2013, halâ insanların kafalarında ciddi düşünce engelleri var. İletişim çağında yokluk içinde gibi yaşayan ciddi bir kitle var ülkemizde. Özellikle düşünce engellilerine nasıl yardım edebilir, bu ön yargıları nasıl yok edebiliriz diye düşünmek istersiniz belki. Asıl engelli kim klişesinin ne kadar da gerçek olduğunu çok rahat görebiliyorsunuz.

Engelli İstihdam Zirvesi içeriğine buradan ulaşabilirsiniz.

Meva SOYSAL

Engelli İstihdam Zirvesi
1 vote, 4.00 avg. rating (87% score)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>